Afrodit ve güzellik yarışmasının hikâyesi

Efsaneye göre dünyanın ilk güzellik yarışması İda Dağı’nda, yani bugün Kazdağları dediğimiz yerde yapıldı.
Paris daha çocukken İda Dağı’na kaderiyle baş başa bırakılarak terk edilir. Dişi bir ayı tarafından emzirilen çocuğu, daha sonra İda Dağı’nda çobanlık yapan Agelaos bularak eve getirir.
Paris İda Dağı’ndaki mutlu yaşamını sürdürürken Olimpos’ta bütün tanrılar şölen yapmaktadır. Kavga tanrıçası Eris, üzerinde “En Güzele” yazan elmayı masanın ortasına atar. Zeus’un karısı Hera “En güzeliniz benim” diyerek altın elmayı almak ister. Afrodit itiraz ederek “Benden güzel kimse olamaz” derken, akıl ve zekâ tanrıçası Athena da işe karışır ve Zeus’tan hakemlik yapmasını ister.
En güzeli seçmekte zorlanan Zeus, seçimi İda Dağı’nda çobanlık yapan Paris’in yapacağını söyleyerek üç tanrıçayı ona gönderir. Ağaç altında otururken üç güzelin yanına gelip niyetlerini açıklamasıyla önce şaşıran Paris; Hera’nın Asya kralı olma, Athena’nın akıl ve başarı verme vaadine aldırmaz. Afrodit’in, kendisini güzel seçtiği takdirde dünyanın en güzel kadınına kavuşacağını söylemesi üzerine altın elmayı Afrodit’e uzatır. Böylece bütün tanrılar Afrodit’i en güzel tanrıça kabul eder.
Efsaneye göre dünyanın ilk güzellik yarışması böylece İda Dağı’nda yapılmış olur.


